Steve Jobs’ın Gözlüğünü Takmak

İnsana hata yaptıran şey baskı değil, yanlış odaktır. Eğer başarılı sonuç alamıyorsan belki odaklandığın şey yanlıştır. Doğru şeye odaklanmak doğru konuşmayı yapmanı, doğru yere gitmeni, doğru yatırım yapmanı, hatta doğru kişiyi bulmanı sağlar. Elindeki bir bageti çevirirken panikle parmak hareketlerine, hata yapmamaya, düşürmemeye odaklanırsan mutlaka düşürürsün. Ancak eğer gözlerini kapatıp onun döndükçe döndüğünü düşünürsen çok daha iyi bir şekilde yaptığını göreceksin.

Pembe fil örneğindeki gibi, zihne “bir şeyi düşünme” dediğinde, zihin tam tersine o şeyi sürekli kontrol etmek zorunda kalır. Bu da istemediğin düşüncenin daha sık aklına gelmesine neden olur. Yani “düşmemeliyim” dediğinde, zihnin arka planda sürekli “düşme” ihtimalini tarar. Bu da performansı bozar ve hatayı daha olası hale getirir. Zihin “düşmemeliyim” kelimesindeki “düşme eylemine” odaklanır. Ve eninde sonunda düşersin. Beynimiz, olumlu ve hedef odaklı komutları çok daha net işler. Çünkü Sinir sistemi “yapılacak eylemi” kodlar, “yapılmayacak olanı” değil. Bu yüzden “sakın düşme” bir komut değildir, ama “ayakta kal” net bir eylemdir.

Başarılı sporcular müsabakadan bir gün önce antreman yapmaz. Kendilerini sürekli o bitiş çizgisinde, kazanırken ve kürsüde hayal ederler. Henüz daha müsabaka başlamadan önce milyon kez zihinlerinde kazanmış olarak mindere çıkarlar.

Motor kullananların dediği gibi, nereye bakarsan oraya gidersin. Sağa bakarsan motorun sağa çektiğini, sola bakarsan sola çektiğini fark edersin. Gitmek istediğin yere bakarsan kendini orada buluverirsin.

Beynimiz milyonlarca uyaran arasından odaklandığımız şeyi “önemli” olarak işaretler ve çevrede o şeyle ilgili verileri daha fazla görmeye başlarız. Kayakla ağaçların arasında slalom yaparken odaklandığın amaç ağaçlara çarpmamaksa daha çok ağaç görürsün. Ağaçlar gittikçe büyür ve kaçınılmaz son gerçekleşir. Bu yüzden bir şeye odaklandığımızda, o şey hayatımızda daha fazla varmış gibi görünür. Aslında artan şey gerçeklik değil, bizim algımızdır. Ancak eğer ağaçlara değil patikaya odaklanırsan ağaçların gitgide küçüldüğünü ve seyrekleştiğini, o patikanın ise gitgide büyüyüp genişlediğini hissedersin.

Zihin sınırlı kapasiteye sahiptir; yanlış şeye odaklandığında doğru hareketi gerçekleştirecek kaynak kalmaz. Steve Jobs teknoloji üretmedi, odak üretti. O, insanların ne istemediğine değil, neyi seveceğine odaklandı. Bu yüzden herkesin gördüğü sorunlara değil, kimsenin henüz görmediği çözümlere ve hayallare baktı. “Sorunun ne olduğunu biliyordu. Ancak soruna değil, görmek istediği dünyaya odaklandı.”

Sonuç olarak, hayatın birçok alanında başarı; çabanın şiddetinden çok, dikkatin yönüyle ilgilidir. Yanlış yöne bir adım bile çok pahalıyken, doğru yöne bin adım bile çok ekonomiktir. Bu sebeple doğru odak seni başarıya götürür. Çünkü zihnin senin ne istediğini değil, neye odaklandığını önemli kabul eder. Ve sen farkında olmadan hayatına onu çekersin…

Categories:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir